Torbalı Ege Gazetesi

SEVGİ, SAYGI VE SADAKAT

SEVGİ, SAYGI VE SADAKAT
Feyzullah TURAN
Feyzullah TURAN( feyzullahturan@torbaliege.net )
883 okundu
19 Nisan 2019 - 11:32

En çok emek, en çok fedakârlık, en fazla hoşgörü,  sevgi dediğimiz o yüce duyguyu korumak için harcanmalı, yapılmalı ve gösterilmelidir. Sevgi, her yerde ve platformda savunulmalı, her tehlikeye karşı korunmalıdır. Maalesef, ülkemizin ve dünyanın çoğunluğunda, sevgi denen bu en güzel ve en çok da insanın ihtiyacı olan bu duyguyu korumaktan acizdir.

Bu gün ülkemizde sevgiyi, rengimize, ırkımıza, inancımıza ve en korkuncu da yüzyıllardır toplumların kültürlerinin ayrılmaz parçası olmuş tabularımıza kurban ediyoruz.  !

Çoğu insanımız da sevgiyi sadece karşı cinsler arasında olan bir duygu ilişkisi olarak kabul etmektedir.  Düşünceleri doğru bile olsa yeterince sevgiyi o duygusal ilişkilerimizde bile korumaktan aciz durumdayız. O zamanda, anlamsız tartışmalara, egolarımıza, yetersizliğimize vb. Sevgimizi kurban ediyoruz.

Seven insan, saygılı ve sadakatli olur.  Saygının ve sadakatin en büyük gıdası sevgi, sevginin de gıdası, saygı ve sadakattir. Hayatı huzurlu ve mutlu yaşamanın anahtarı sevgidir. Sevgi kapısı açıldığında girilen mekân huzurlu bir mekândır. Sevgiyle sarılmış, korunan bir mekânda iblis yaşamaz, iblisin yaşamadığı bir yerde nefsin kontağı her zaman kapalıdır. Sevgi ve saygıyla donatılmış mekânların hizmetkârları hangi görevleri yüklenirlerse yüklensinler birbirlerine bağlılık ve sadakat gösterirler.

Sevginin, saygının ve sadakatin olmadığı her yerde, iblisin bağları çözük, kösteği boşa alınmıştır. İnsanı hainliğe, fitneliğe ve yalancı olmaya sürükler. İnsanlarımız, şerden korkar ama 3 S’yi bilmediği için bir türlü nefsinin esaretinden kurtulamazlar..

Kendini de “Denize düşen yılana sarılır” diye teselli eder, “kader” Deyip, teslimiyetçi olurlar. Sevgi, saygı ve sadakat üç değerli insanlık meziyetleridir. Bu meziyetleri kazanmak her yiğidin harcı değildir,  herkes sevgiyi bilemez ve çok kolay kaybedebilirler.      

SEVGİYİ DİLİNDE VE GÖNLÜNDE YAŞAYANLAR

Bir gün sormuşlar ermişlerden birine: “Sevginin sadece sözünü edenlerle, onu yaşayanlar arasında ne fark vardır?”

“Bakın göstereyim” demiş ermiş.

Önce sevgiyi dilden gönüle indirememiş olanları çağırarak onlara bir sofra hazırlamış. Hepsi oturmuşlar yerlerine. Derken tabaklar içinde sıcak çorbalar gelmiş ve arkasından da “derviş kaşıkları” denilen bir metre boyunda kaşıklar.

Ermiş “Bu kaşıkların ucundan tutup öyle yiyeceksiniz” diye bir de şart koymuş. “Peki” demişler ve içmeye teşebbüs etmişler. Fakat o da ne? Kaşıklar uzun geldiğinden bir türlü döküp saçmadan götüremiyorlar ağızlarına. En sonunda bakmışlar beceremiyorlar, öylece aç kalkmışlar sofradan.

Bunun üzerine “Şimdi…” demiş ermiş. “Sevgiyi gönlünde yaşayanları çağıralım yemeğe.” Yüzleri aydınlık, gözleri sevgi ile gülümseyen ışıklı insanlar gelmiş oturmuş sofraya bu defa. “Buyurun” deyince her biri uzun boylu kaşığını çorbaya daldırıp, karşısındaki kardeşine uzatarak içmişler çorbalarını. Böylece her biri diğerini doyurmuş ve şükrederek kalkmışlar sofradan.

“İşte” demiş ermiş. “Kim ki hayat sofrasında yalnız kendini görür ve doymayı düşünürse o aç kalacaktır ve kim kardeşini düşünür de doyurursa o da kardeşi tarafından doyurulacaktır. Şüphesiz, şunu da unutmayın, hayat pazarında alan değil, veren kazançlıdır her zaman”.

ALLAH’A EMANET OLUNUZ

#
KÖŞE YAZARLARI
#

Yeni sitemizi nasıl buldunuz?

Yeni sitemizi nasıl buldunuz?

  • Çok iyi --> 12
  • İyi --> 9
  • Daha iyi olabilir --> 8
Gönder
Sonuçlar
#
Hava durumu
İMSAK-
GÜNEŞ-
ÖĞLE-
İKİNDİ-
AKŞAM-
YATSI-
#

Torbalı EGE Bir ÖZÇELİK GRUP Kuruluşudur. Powered BY SMedia Dijital Ajans