Dağkızılca nasıl mahalle oldu!

Dağkızılca nasıl mahalle oldu!

Buram buram tarih kokan Dağkızılca'da bir zamanlar belediyenin bulunduğu kalabalık nüfuslu bir yerleşim olduğu öğrenildi. Gazetemizce yapılan araştırma sonucu Dağkızılca'da zamanında bir belediye, bir Nahiye Müdürü, bir jandarma karakolu, bir otel, bir nüfus müdürü ve bağlı pek çok köy olduğu bilgisine ulaşıldı

BURAM buram tarih kokan Dağkızılca'da 1935-36 yılları arasında belediye olduğu öğrenildi. Gazetemizce yapılan araştırmalar ile şimdiki Dağkızılca Mahallesi'nde o yıllarda belediye, jandarma karakolu, bir Nahiye Müdürü, bir Nüfus Müdürü, Dağkızılca Otel'i, 11 köyün bağlı olduğu 500 haneli bir merkez olduğu bilgisine ulaşıldı. Dağkızılca Belediyesi'nin 1 ila 2,5 yıl süren bir ömrü olduğu ve Belediyeye bir hastalık sonucu vefat eden Ahmet Karaaslan'ın başkanlık yaptığı bilgisi edinildi. Günümüzde Torbalı, Buca, Kemalpaşa ilçe sınırları içinde kalan pekçok mahallenin o dönemlerde Dağkızılca Belediyesi'ne bağlı olduğu öğrenildi. Tüm bunların yanı sıra Eski Dağkızılca Belediye Başkanı Ahmet Karaaslan'ın babasının Konya Bozkırlı olduğu bilgisine ulaşıldı.

SİYASİ ANLAŞMAZLIKLAR BELEDİYENİN SONU OLDU

KURTULUŞ Savaşı'ndan çok az bir süre sonra kurulan Dağkızılca Belediyesi'nin ömrü, Eski Dağkızılca Belediye Başkanı'nın torunu Ahmet Karaaslan(67)'ın anlattıklarına göre; köyün ileri gelenleriyle siyasi anlaşmazlıklar sebebiyle kısa oldu. O yıllara dair olay ve durumları, babasından duyduğu kadarıyla anlatan Karaaslan, "Dedem Ahmet Karaaslan, 1935-36 yılları arasında hizmet veren Dağkızılca Belediyesi'nin başkanıydı. O yıllarda yerleşimimizin hanesi 500 kadar varmış. Dağkızılca Belediyesi'ne günümüzde Torbalı sınırları içinde kalan Çakırbeyli, Karaot, Karakızlar, Bozköy, Saipler, Kemalpaşa sınırları içinde kalan Vişneli eski adıyla Fetrek, Dereköy Cumali, Sinekköy, Buca sınırları içinde kalan Doğancılar ve eski adıyla Kırklar olan Kırıklar köyleri olmak üzere 11 köy bağlıydı. Belediye yeni kurulmuştu ve yol genişletme çalışmaları planlanıyordu. O zamanlarda olup olmadığından emin değilim ama Eski Dağkızılca Belediyesi Başkanı Dedem Ahmet Karaaslan, ya kendisi şahıs olarak ya da belediye olarak mahallemizin şimdiki cami minaresini yaptırmış. Belediyemizin ömrü oldukça kısa sürmüş. Çünkü o dönemin Dağkızılca'daki ileri gelenleri siyasi sebeplerden dolayı belediye olmasına karşı çıkmışlar. Elbette işlerine gelmeyen bir nokta vardır ama o günden bugüne bu belediye kalmış olsaydı, belki de Dağkızılca bugün ayrı bir ilçe olacak ve buradaki hayat çok farklı olacaktı" dedi.

"KÜÇÜK BİR BİNASI VARDI"

ÇOK KÜÇÜKKEN Eski belediyeye ait binayı belediyenin feshedildikten sonra okula giderken önünden geçtiğini anlatan 77 yaşındaki Dağkızılca'da ikamet eden Selahattin Pala, şimdiki köy meydanının o yıllarda olmadığını ve yalnızca tahta bir köprünün olduğunu anlattı. Pala, "Şimdiki Atatürk Büstü'nün olduğu yerde önceden tek katlı ve tek odalı bir bina vardı. Orasının Eski Dağkızılca Belediyesi'nin binası olduğunu biliyorum. Orada bana okula gittiğimiz zamanlarda yüzükte hediye edilmişti. O zamanlarda şimdi bunca bina ve evin olduğu meydan yoktu. Köy camimizin üst tarafında kuruluydu. Şimdi oturduğumuz bu meydanın olduğu yerde ise bir dere vardı. O derenin üstünde de insanların geçebilmesi için iki çam tomruğundan üstüne tahta çakılmış bir köprü vardı. Daha sonra o eski köprünün yerine bugünkü dev beton bir köprü yapıldı ve şimdiki bina ve evler bu dev beton köprünün üstüne yapıldı" şeklinde konuştu.

"DAĞKIZILCA OTELİ HİZMETTEYDİ"

MAHALLE meydanının yakınında bulunan ve girişinin tuğla ile kemerli olmasıyla ilgi çeken ve yıllardır merak konusu olan binanın ise o zamanlar Dağkızılca'daki bir otel olduğu öğrenildi. Eskiden otel olarak işletilen binanın şimdiki sahibi 73 yaşındaki Hüseyin Kan, Dağkızılca Oteli hakkında bildiklerini anlattı. Otel'in olduğu binanın annesinden kaldığını belirten Kan, "Bu binayı otel olarak işleten kişi benim dedemdi. O yıllarda insanlar, çoğunlukla eşekle ulaşım sağladığı için gece geç saatlerde köye vardıkların bu otelde kalırlardı. Dedemin ismi İbrahim Oral'dır. Kaç yaşında vefat ettiğini hatırlamıyorum ama 60 yıl önce vefat etti. Dedem vefat ettikten sonra bu bina anneme, ondan da bana kaldı. Annemin sağ olduğu ve benim genç olduğum zamanlarda otel eskisi gibi işlemediği için kendimiz kaldık daha sonra bina eski olduğu için develeri burada yatırırdık. Şimdi ise binanın eski olduğu gerekçesiyle su bile bağlamıyorlar" diyerek bilgiler verdi.

Bu habere yorumunuzu yazabilirsiniz.