KALP YETERSİZLİĞİNİ DİKKATE ALIN…

KALP YETERSİZLİĞİNİ DİKKATE ALIN…

‘65 yaş üstü kişilerde en sık hastaneye yatış nedeni’

TINAZTEPE Torbalı Tıp Merkezi Kardiyoloji Uzmanı Uzm. Dr. Mehmet Emin Yavuz, ilçe halkını kalp yetersizliği konusunda bilgi verdi. Kalp yetersizliğinin, kalp performansının azalması sonucu, kalbin doku ve organlara gerekli ve yeterli kanı gönderememesi sonucu ortaya çıkan klinik bir tablo olduğunu anlatan Uzm. Dr. Yavuz, “Sıklıkla kalp damar hastalığı, kalp krizi, yüksek tansiyon (hipertansiyon), kalp kapak hastalığı gibi kalp performansını bozan ya da kalbin iş yükünü arttıran durumlar sonucu gelişir. Kalp yetersizliği genellikle ileri safhada saptanır. Konjestif kalp yetersizliği denen durumda akciğerlere, ayaklara, bacaklara ve bazı vakalarda karaciğer ve karın boşluğuna sıvı sızması (ödem) ortaya çıkar. Kalp yetersizliği herhangi bir yaşta gelişebilir, ancak ilerleyen yaşla birlikte görülme sıklığı artar. Toplumda, 65 yaş ve üstü kişilerde görülme sıklığı yüzde 1 iken, 75-84 yaş arasında görülme sıklığı yüzde 7’ye, 85’ten büyük yaşta ise yüzde 15’e kadar çıkmaktadır. 65 yaş üstü kişilerde en sık hastaneye yatış nedenidir” dedi.

KALP YETERSİZLİĞİNDE GÖRÜLEN YAKINMALAR

KALP yetersizliğine bağlı ortaya çıkan yakınmalar, mevcut kalp yetersizliğinin tipine ve kişiden kişiye değişebildiğini dile getiren TINAZTEPE Torbalı Tıp Merkezi Kardiyoloji Uzmanı Uzm. Dr. Mehmet Emin Yavuz, “Dolayısıyla tanımlanan yakınmaların büyük bir bölümü veya sadece çok az bir kısmı, farklı düzeylerde görülebilir. Kalp yetersizliği ilerledikçe yakınama ve belirtiler ortaya çıkmaya başlar ve giderek daha belirgin duruma gelir” şeklinde konuştu. Uzm. Dr. Yavuz, basit aktiviteler veya merdiven çıkmakla nefes darlığı, istirahatte veya düz yatarken gelişen nefes darlığı, gece uykudan nefes darlığı ile uyanma, uyuyabilmek için yastık sayısını artırma ihtiyacı duyma, halsizlik-yorgunluk, çabuk yorulma, ayaklarda, ayak bileğinde veya bacaklarda şişme (ödem) ve genel yorgunluk hali durumlarından herhangi biri mevcutsa bir doktora danışılmasını önerdi. Ayrıca, sık sık öksürme, kanla boyanmış, sümüksü kalın balgam çıkarma durumlarında da doktora gidilmesini tavsiye etti.

KALP YETERSİZLİĞİNDE TANI

KALP yetersizliği tanısı sadece bir hekim tarafından konulabildiğinin altını çizen Tıp Merkezi Kardiyoloji Uzmanı, “Klinik hikayeniz ve yakınmalarınız ışığında yapılacak bir muayene sonucu kalp yetersizliği olasılığınız ortaya konacaktır. Doktorlar tanıyı doğrulamak için genellikle bir takım testler isterler. Bu testlerin çoğu basit ve acısızdır. Bu testlerden en sık kullanılanı Ekokardiyogram (Kalp Ultrasonu)’dır. Kalbin Ekokardiyografik incelemesi ile kalp boşlukları, kalp duvarları ve kalp kapakları hakkında bilgi edinilebilir ve kalbin pompalama gücü doğrudan ölçülebilir” diye konuştu.

KALP YETERSİZLİĞİNDE AKTİVİTE VE EGZERSİZ

KALP yetersizliği bulunan olguların, günlük aktivitelerini belirgin şekilde kısıtlaması, evde hareketsiz bir yaşam tarzına bağlanmaları istenen bir durum olmadığını söyleyen Uzm. Dr. Yavuz, “Araştırmalar kalp yetersizlikli olguların hafif düzeyde ve doktorun önerdiği biçimde yapacağı düzenli egzersiz aktivitelerin yaşam kalitesini arttırdığını ve kişilerin performansını koruduğunu göstermektedir. Günlük, belirli bir tempoda ve belirli bir sürede yapılan yürüyüşler yararlıdır. Daha düzenli ve sürekli egzersiz için kişinin beğendiği bir aktivite de seçilebilir. Yürümek başlangıç olarak iyi bir aktivitedir. Çok soğuk ve rüzgarlı havalarda ev içinde benzer aktiviteleri yapmak daha uygundur. Zaten yürüyüş yapıyorsanız veya fiziksel olarak kendinizi iyi hissediyorsanız, bisiklete binmeyi veya yüzmeyi deneyebilirsiniz. Hareketlere yavaşça başlayıp, mesafe ve tempo giderek arttırılabilir. Egzersiz yaptığınız sürece yanınızdaki birisiyle konuşabildiğinizden emin olmak iyi bir kuraldır. Eğer konuşamıyorsanız aşırıya kaçmış olabilirsiniz. Nefes darlığı, baş dönmesi, göğüs ağrısı, bulantı veya soğuk terleme hissediyorsanız egzersiz yapmayı durdurabilirsiniz. Aşırı yemek yedikten sonra veya uzun süre açlıktan sonra egzersiz yapmak doğru değildir. Egzersiz, hafif yemekten 1-2 saat sonrasına planlanmalıdır. Egzersiz öncesinde birkaç dakika ısınma ve sonrasında birkaç dakika soğuma aktivitelerine ayrılmalıdır. Isınma vücudunuzun ve kalbinizin biraz sonra yapacağınız egzersize alışmasını sağlar. Yaklaşık 5 dakikalık hafif germe egzersizleri veya hafif tempolu yürüyüş yeterlidir. Soğuma periyodu ise kalp hızınızın, kan basıncınızın ve adrenalin seviyenizin dereceli olarak azalmasına yardımcı olur. Bunun için en iyi yol yaptığınız egzersizin derecesini yavaş yavaş azaltmaktadır. Yapılan egzersiz asla aniden kesilmemelidir” dedi.

KALP YETERSİZLİĞİNDE EGZERSİZLE İLGİLİ BAZI PRATİK ÖNERİLER

KALP yetersizliğinde egzersizle ilgili bazı pratik önerilerden de bahseden deneyimli kardiyoloji uzmanı Mehmet Emin Yavuz, “Hafif yemeklerden sonra egzersiz için 1-2 saat bekleyin. Çok soğuk ve sıcak havalarda açık havada egzersiz yapmayın. Egzersiz öncesi ısınma ve sonrasında soğuma periyodlarını mutlaka uygulayın. Hangi çeşit egzersizi yaparsanız yapın asla nefesinizi tutmayın. Kendinizi en enerjik hissettiğiniz zaman diliminde egzersiz yapmayın. Aktivite yaparken konuşabildiğinizden emin olun. Eğer konuşmakta zorlanıyorsanız aktivite derecenizi azaltın. Düzenli egzersiz sizin için çok faydalı olmakla birlikte bazı durumlarda egzersize ara vermeniz gerekebilir. Bu durumlar; İstirahatte nefes darlığınız veya normalden çok kalp yetersizliği ile ilişkili yakınmanız varsa, ateşiniz veya herhangi bir enfeksiyonunuz varsa, göğüs ağrınız varsa, ilaç tedavinizde çok büyük değişiklikler yapılmışsa…” şeklinde açıklamalarda bulundu.

Bu habere yorumunuzu yazabilirsiniz.