Baba-Oğul Grevde

Baba-Oğul Grevde

22 gündür devam eden iş bırakma grevinde işçiler artık seslerinin duyulmasını istiyor. Avusturya merkezi firma yöneticileri ise fabrikanın kapısına kilit vurdu

Süperpak Ambalaj Fabrikası’nda çalışan işçilerin, zam taleplerinin kabul edilmemesi üzerine başlattıkları grev 22. gününde. Grevde oğluyla birlikte yer alan işçi Ulus Yıldız, ‘Türkiye’de işçi haklarının korunmadığını’ vurguluyor. Diğer bir işçi Ümit Çevik ise “Bu yola çıktık ve bu yoldan dönüş yok” diyor.

KAPIYA KİLİT VURULDU

İzmir’in Torbalı ilçesinde MM Group şirketine ait Süperpak Ambalaj Fabrikası’nda çalışan işçilerinin zam taleplerinin kabul edilmemesi üzerine başlattığı grev, 22. gününde sürüyor. İşçilerin yüzde 23 zam talebine yüzde sıfır (0) zam öneren şirket, grev ile birlikte fabrikanın kapısına kilit vurdu. Avusturyalı bir firmaya ait olan fabrikanın önünde günlerdir direnen işçiler, kendilerine muhatap bulamadıklarını söylüyor.

“HER EMEKÇİ HAKKINI ARAMALI”

İşçilerden İzzet Kıvılcım, emeklerinin karşılığını almak için grev yaptıklarını belirterek, “Patronlar piyasada iş olmadığını gerekçe gösterdiler. Bunun sorumlusu işçi değildir, üst yönetimdir” dedi. Kanserojen maddelerin arasında çalıştıklarına dikkat çeken Kıvılcım, devamla şunları aktardı: “Bazı müşterilerin ihalelerine girmemişler, bazı müşterilerin siparişlerini geri çevirmişler. Şimdi bize ekonomik sebepler diyerek bahane uydurarak sıfır (0) zam diyorlar. İşimiz ağırdır, karton da kanserojen madde taşıyan bir maddedir meslek hastalığı açısından da ağır bir iş. Zor şartlar altında bekliyoruz. Burada geliyoruz duvarlara, ağaçlara; bağırıp, çağırıp, geri gidiyoruz. Karşımızda bir muhatabımız yok. Gelip samimice konuşan kimse yok. Emeğimiz, çoluk çocuğumuz ve evimize ekmek götürmek için burada direniyoruz. Her emekçi, hakkını aramalı. Biz emeğimizin karşılığını alana kadar burada direneceğiz.”

OĞLUYLA BİRLİKTE GREVDE

16 yıldır makine operatörü olarak çalışan Ulus Yıldız, grevi oğluyla birlikte sürdürdüğünü belirtti. Hayatını buradan kazandığını ve ailesinin tedirgin olduğunu belirten Yıldız, “Oğlumla beraber direniyoruz burada. Kredi borçlarım var, bu yüzden tüm varlığımızı sattık. 50 bin TL’ye yakın borcumuz var, kolay değil. Bir an önce oturulup çözülmesi gerekiyor. 2 yılda bir istenen bir zamdır bu. Şu şartlarda, şu enflasyonda; pazara gidiyorsun 100 liranın altında harcamadan çıkamıyorsun” dedi.

‘İŞÇİYE DEĞER VERİLMİYOR’

Türkiye’de işçi haklarının hiçbir zaman korunmadığını vurgulayan Yıldız, “Yabancı sermayeye ait olduğu için devletin bütün imkanlarından yararlanıyor, vergisini ödemiyor. Ama bizim taleplerimizi kimse duymuyor” dedi ve ekledi: “Ülkemizde çalışanlara eziyet ediliyor. Buraya bakanlar mı el koyuyor, kim el atıyorsa bir an önce çözsünler. Türkiye’de işçi hakları güvence altında değil, hiçbir zaman da olmadı. İşçiye değer verilmiyor, işçi hakları korunmuyor. Bir yerde çalışıyorsun, işten atılma korkusu yaşıyorsun. Sigortasız çalıştırılan, asgari ücret bile verilmeyen yerler var. İktidar bir an önce bunlara el atmalıdır, çözüm bulmalıdır. Sonuna kadar direneceğiz, haklarımızı alacağız. Başka yolu yok.” 14 yıldır bu fabrikada çalışan Ümit Çevik ise, “Borcumu bir şekilde borç ederek ödemeye çalışıyorum. Grevin ne kadar süreceğini bilmiyoruz ama bu yola çıktık ve bu yoldan dönüş yok” ifadelerini kullandı.

Bu habere yorumunuzu yazabilirsiniz.