Feyzullah Turan

Feyzullah Turan

Torbalı'nın tanınmış yazarlarından Feyzullah Turan Torbalı Ege Gazetesi'nde

YOZLAŞMA

Dünya Toplumlarının, asıl olan insan topluluklarının, Sosyal, Ekonomik ve kültürel kötü koşullar içinde olmasının sonucu olarak ortaya çıktığı söylenen yozlaşmanın,  asıl nedenleri ve önlenmesine yönelik tedbirler ile çözüm önerileri ortaya konmamış veya konamamıştır. 

Günü kurtarma adına yapılan göstermelik çalışmalar,  teknolojinin hızla gelişmesi,  toplumları oluşturan bireylerin dengesiz ve kötü yaşam koşulları yozlaşmayı tetikleyen ve zorunlu kılan asıl nedenlerin başında gelmektedir. Ayrıca, günümüz insanının yozlaşmasında etkili olan nedenlerin içinde "modernlik", "çağdaşlık", "cesurluk" ve "özgürlük” söylemlerini de sayabiliriz.  Hiç kuşkusuz teknolojik gelişmeleri yakından takip edip mümkün olduğu kadar onlardan yararlanmak, yeniliklere her zaman yakın olup çağdaş bir yaşama kavuşmak,  özgür ve korkusuz olmak en doğru olanıdır.  

Ancak, Toplumların, kültürel ve inanç farklılıklarını dikkate almadan ve her yeniliği toplum bireyleri kendi inanç ve kültürel değerlerine uygun olarak kullanamadığı zaman yozlaşma kaçınılmaz olmaktadır.

Çevremize baktığımız zaman 40 yıl önce toplumun ahlaksızlık ve kötü olarak gördüğü birçok sosyal ilişkilerin bugün doğal karşılandığını görüyoruz.

İnsanların birbirlerine güvenememelerinin, evlilik öncesi ilişkilerin,  modernliğin ve gelişmişliğin özellikleri gibi algılanmasının, İyi ahlaklı olanların yadırganmasının,  dilden ve en önemlisi dinden uzaklaşmanın ve İslam’ın iyi anlaşılıp algılanmasının önüne geçecek yanlış uygulamaların teşvik edilmesinin, yozlaşmanın ne denli toplumları kuşattığının bir göstergesidir.

Çarpık bir anlayış içine düşen devletler ve Milletler, gelecek nesillerini tehlikeye atarak,  bugününü kurtardığını zanneden ve “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın” zihniyeti ve politikaları ile hem kendi toplumunu hem de Ekonomik, kültürel ve stratejik ilişkiler içine girdikleri toplumları zehirlemiş olurlar.

Maalesef, Ülkemizin yazılı ve sözlü çoğu yayın organlarının yozlaşmayı hızlandırdığını ve yaptığı programlar ve diziler ile topluma kötü örnek olduğunu düşünüyorum. Bu tür yayınlarla, toplum fertlerinin ruh sağlığı tahrip edilmekte, Kültürel ve bedensel olarak eğitilebilecekleri en güzel çağlarında çocuklarımız zehirlenmektedir.

Türk Kültüründe ve islamda en üst derecede değer verilen TÜRK KADINI ( ANA)’NIN yozlaşması için olumsuzluk anlamında, yıllardır her türlü değişimin ve dönüşümün yapıldığı ve aile yapımızın bozulmasına her türlü uğraşın verildiği bir gerçektir. 
                                                                                                                                                                                                                                                                                                                        Bugün,  dünyanın dört bir köşesinde terör ve katliamlar yaşanmakta, masum insanlar hunharca öldürülmekte, suni sebeplerle birbirlerine düşman hale getirilen topluluklar ülkelerini kana bulamaktadırlar. Maalesef bunun baş sorumlusu olan dünya devletlerinin  dönüp pişkince Demokrasi ve hukuk dersi verdikleri gerçeğini yıllardır görüyor ve biliyoruz. 

Yozlaşmanın yaygınlaşması,  tüm toplumu içine alan bir çürümeye neden olur. Sonuçta, bu çürümenin getirdiği her türlü olumsuzluktan,  bugün kendini çok rahat ve güvenlik içinde gören ve ya hissedenler de nasibini alırlar.  Hatta bu türlü insanlar öncelikle kendi çevrelerindeki insanların hışmına uğramaktan kurtulamazlar. Tarihte bunun yüzlerce örneği yaşanmış ve bugünde yaşanmaktadır.

Sadece rant elde etmek, bu rantlarını her şart ve durumda korumak, mümkünse daha çok ülkeyi ve toplumları etkileyebilmek  hırsıyla donanmış tek dişini de yitirmiş vahşi batı medeniyetini hedeflerine ulaştırmak için yapılanları, görmezden gelme, göz yumma ve teslimiyet içine girmek, veya medeniyetin gereği gibi göstermek gafletine düşmek ülkemize ve halklarımıza yapılacak en büyük kötülüktür. Zaten Ülkemizdeki 70 yıllık yozlaşmanın altındaki yatan en büyük nedeninde bu olduğunu düşünüyorum.

Devletlerin, toplumların ve İnsanların, çevresinde güvenebilecekleri muhataplarının azalması, kendilerine menfaatsiz yaklaşan birinin bulunmaması, dışarıda kendilerini güvenli görmemeleri, hukuka güvenemeyip, adaletin gereği gibi tecelli edeceğinden endişe etmeleri, dünyada yozlaşmanın ne boyutlara ulaştığının en bariz göstergesidir.

Bugün, yapılacak en önemli şey, aldatmadan, yalandan, spekülasyondan, fitne ve fesattan vazgeçerek “Bu gün onaysa yarın banadır” mantığından hareket ederek, insanları hoşgörülü olmaya, barışa ve esenliğe götürecek mesajlar ve eylemler üretmemize ihtiyaç olduğuna inanıyorum. 

Kim ne derse desin Ülkemizde, birlik ve beraberlik için Avrupa’nın, tek dişini de yitirmiş sözde medeniyetine, hukukuna ve kriterlerine ihtiyacımız olduğunu söylemek bence hiç doğru değildir.  İslam inancımıza ve Milli kültürümüze sahip çıkarak, gelecek nesillerimizin bu değerler ışığında yetişmesine gayret etmemizin yeterli olacağına inanıyorum.

HOŞÇA KALINIZ

Bu habere yorumunuzu yazabilirsiniz.