KAFAMDA DELİ SORULAR (YENİ SEZON)

Her ne kadar 2018 sonuna kadar yokum desem de bu  kafamda deli sorular oluşmayacağı anlamı taşımaz. Bu sorular oluştuğunda da sizlerle paylaşmamak olmaz.  Artık klasikleşen ‘kafamda deli sorular’ formatını en son Temmuz 2017’de yaptığım düşünülürse, bu süre içerisinde  biriken soruların ne kadar delirdiğini sanırım tahmin ediyorsunuz. Bana tahammül ettiğiniz sürece arada bir gelip bu soruları sıralamak niyetim var. Şimdi yılın ilk deli soru demeti ile başlıyoruz. Sorulara cevap arayan da delirir, benden söylemesi. En tahrik edici soru ile başlıyoruz;

·         Geçenlerde telefonlarımıza TTO’dan müjdeli bir mesaj düştü. 2018 yılında aidatlara zam yapılmıyormuş ve camdan sarayın kredisi tırak diye ödenmiş. Neredeyse paraya  sıkışan ortak gelsin borç vereyim diyecekler. Ne kadar mesut-bahtiyar oldum bilemezsiniz. Şimdi merak ettiğim soru şu; geçen ay TTO aracılığı ile ilçemizi şereflendiren  Arap sermayesinin bu olayla bir ilgisi olabilir mi ? Sizde bilirsiniz;  3. Dünya ülkelerinde diktatörler  paraya sıkıştığında Arap şeyhleri dolar dolusu özel uçakları ile o coğrafyaya iner ve sorun çözülür. Döndüğünde ise şehrin altın anahtarını alıp giderler. Geçen resepsiyonda sakın bunlar  camdan sarayı  satmış olmasınlar ?

·         Oda seçimleri arka arkaya yapılmaya başlandı. Şimdi soracağım soru Güldür güldür’deki eşofmanlı Şevket hocaya sorulan cinsten; ‘Şimdi hocam, bu  cıva oda sıcaklığında sıvı halde olan zehirli bir element olduğu için rakiplerini zehirleyip  girdiği her oda seçimi kazanıyor olabilir mi ?’ 

·         Cıva ile ilgili daha da deli bir soru; ‘ Hocam bir sonraki oda seçimini civanın donma derecesi olan -39 dereceyi yakalamak için kuzey kutbunda yapsak, acaba orada cıvayı dondurarak onu  yenebilir miyiz ?’

·         İsmi lazım olmayan bazı  yerel internet  sitelerinde Esnaf odası seçimi için ‘Kalabalık salona sığmadı’ türünden talihsiz ve yandaş bir tabir kullanılmış. Geçtiğimiz haftaki apartman toplantımızı daha kalabalık ve daha katılımcı yaptık. Merak ettiğim şu; haberi yapmadan önce sen ne içtin ? olaya nerden bakıyorsun ? yanlışlıkla  Papua Yeni Gine’deki esnaf odası seçimini mi izledin ?

·         Gönül dostları ile beraber kurduğumuz gruptan bu yıl iki kardeşim ödül aldı. Tamer ve Şaban bu ödüllerin bedelini acaba ne zaman ödeyecekler ? sevgili dostum ve meslektaşım, büyük saz üstadı Deniz Baran Çelik’e de ‘yılın en iyi amatör sazcısı’ ödülünü versem klarnet ve ney’imle bizi  tekrar gruba alırlar mı  ?

·         Hazır ödüllere girmişken bazı konulara açıklık getirmem gerekiyor.  Sami Hocam imzalı kitabı babama getirdi. Bendekini de   imzalatmak istiyorum ve bu muhteşem eser için kendisine bir imza günü öneriyorum. Sanırım yakında 10 Ocak çalışan gazeteciler günü için bir etkinlik olacak. Bence orada kısa bir imza günü çok iyi olur. Bu konuyla kafamda deli sorudan çok sitem birikti. Çünkü  o kadar ödül dağıttık; Hocam hala kitabı imzalamadı, yılın belediye amiri Halit arayıp bir teşekkür bile etmedi, yılın anchorman’i Halis ödül sunuş şeklimi  beğenmemiş olacak beni görünce yolunu çeviriyor, yılın şairi Kader abi büyük ihtimal adlığı ödülden bihaber ev şarabı yapıp içiyor, içtikçe de şiir yazıyor. Bir tek Halis ile birlikte ödül alan minik buzağı mutlu görünüyor. Siz tavır yapmaya devam edin, bu sene tüm yerel basın ödüllerini Gaffar’a verince görüşeceğiz. Bence o da çok hak etti.

·         Şu trafik sorunu için neler yapmadık ki ? kimimiz köşeler dolusu yazılar yazdı, kimimiz dolmuş ve otobüs durakları için  ana caddeleri  sarıya  boyadı. Neyse ki  boyanan yerlerde yolcu indirilip, alınacak diye kimse baskı yapmıyor da trafik daha da arapsaçına dönmüyor. Tüm bunların üstüne bir üstün zeka çıkıp Kazım Dirik Caddesine mafsallı silindir ekti. Bence arada gidip bakımını yapmalı. Bu yağmurlardan sonra boy atabilir. Hatta ilçede trafik sorunu olan tüm cadde ve sokaklara  karayolu yapım çalışmalarında kullanılan bu şaheserlerden dikiniz. Bir anda bıçak gibi kesip bitiriyor trafik ve park sorununu. Bu konuyla alakalı olarak tahrik edici bir şekilde soruyorum;

Hangi  yapay zeka, hangi mühendislik bilimi ve hangi mantık çerçevesinde bu deli saçması silindirleri şehrin ana arterine dikerek trafiği daha da rezil kepaze bir duruma getirdiniz ? bunları yola değil, şehrin kalbine sapladığınızı ne zaman anlayacaksınız ? Şehir içi trafiği ile alakalı her yıl  80 yazı yazıp hala kafa patlatan ve trafik mühendisliği konusunda akademik eğitim alan, bununla yetinmeyip sürekli araştıran bir mühendis olarak aklım,mafsalım, hayalim almıyor. Şunu asla unutmayın; tekniğe,bilime ve mühendisliğe zerre kadar itibar etmeden deli gibi büyüyen bir  şehri yönetemezsiniz. Bırakın şehri, tek meydanı olan dağ köylerini bile yönetemezsiniz. Lütfen bunu bir dost nasihatı olarak algılayın ve yapılan bir an önce yanlıştan dönün. Çözüm önerisi için yazdıklarımı okuma zahmetine girmiyorsanız, çağırın ya da toplanın anlatalım. Yoksa bu durum en çok size zarar verecek.

 

Gelecek cumartesi  kafamda biriken yeni deli sorular ile tam bu köşede  olacağım. Beklerim efendim, sevgi ve ışıkla kalın…

Bu habere yorumunuzu yazabilirsiniz.