SGK’NIN DEĞİŞEN YÜZÜ

Gazeteciliğe başladığım yıllarda Torbalı SGK Müdürlüğü’nü İsmail Kaygusuz yapıyordu. Bina o zamanlar Kazım Dirik Caddesi üzerindeydi. İsmail Bey pek dışarı çıkıp gezmez genellikle masa başında çalışır, sosyal medyayı oldukça etkin kullanır ve basınla oldukça iyi ilişkilere sahipti. Bir gazeteci kuruma gidip kendisiyle görüşmek istediği zaman kapıda bekletmez hemen içeri alırdı. Bir gazetecinin kapıda beklemesi hoş değil bilincine sahipti. Daha sonra İsmail Bey’in tayini çıktı ve yerine Kadriye Ay atandı. Kadriye hanım disiplinli ve titizdi. Kurum dışında bir açılış ya da bir çalışma kapsamında kendisini dışarıda hiç görmedim desem yeridir. Kuruma ciddiyet havası geldi. Mesela güvenlik, güvenlik yerinden ayrılamazdı. İçeri giren herkese buyurun yardımcı olayım deyip, vatandaşı işlem yapılacağı birime yönlendirirdi. Dedim ya Kadriye hanım disiplinliydi diye. Gazetecilerle kurum arasına biraz mesafe girdi. Mesela hükümet bir yapılandırma yaparsa biz en basitinden Torbalı SGK, Torbalıları uyardı. Şu gün son tarih diye kafamıza göre yazamazdık. Böylesine basit bir haber için bile Kadriye Ay, kendisinden izin alınmasını, izninin dışında haber yapılmasını istemezdi. Torbalı basını nitelikli eleman yetiştirme konusunda pek başarılı değildir. Gelen birkaç ay çalışır (kimisi o kadar bile dayanamaz) sonra işi bırakırdı. Haliyle kısa süre çalıştığı için en basitinden kendi çalıştığı gazetenin bile bilgilerini taşıyan basın kartına sahip olamazdı. Yeni başlayan arkadaşlar genellikle çevreyi tanımaları ve tanışmaları için haber merkezleri tarafından kurumlara yönlendirilir hem haber yaparlar hem de tanışırlardı. Mesela bir keresinde gazetemize yeni başlayan bir arkadaşı SGK’ya göndermiştim. Arkadaşın iddiasına göre orda ki güvenlik basın kartını göstermesini istemiş olmayınca da görüşememiş. Bu sefer başka bir arkadaşımız gitti. O da aynı şeylerle geldi. Burada güvenlik görevlisi görevini yapmış. Tabi ki müdürle görüşmek isteyen kişinin kim olduğunu sorgulayacak. Özetle Kadriye Hanım döneminde basınla SGK arasında bir soğukluk vardı. Daha sonra SGK yeni yerine taşındı. Müdürü değişti. Tuncel Dağdelen Torbalı’daki tabuları gelir gelmez yıktı. Bir bakıyoruz Torbalı’daki bir dağ köyünde emekliliği gelmiş vatandaşın işlemlerini yapmak için evlerine gitmiş, gitmişken de bir bardak çaylarını içmiş. Bir bakıyoruz Pancar Mahallesi’nde kuruma gelmeye sağlığı elvermeyen vatandaşa geçmiş olsuna gidip resmi işlemlerini halletmiş. Basınla ilişkileri gayet düzgün ve seviyeli. Burada Kaymakam Kadir Sertel Otcu’ya da ayrı bir parantez açmak istiyorum. Altında çalışan birimlere, vatandaşı ilgilendiren konularda belirli sınırları aşmayacak ve konu dışına çıkmayacak şekilde basınla dialoğa girme esnekliği tanıdığı için bir basın mensubu olarak teşekkür ediyorum. Geçenlerde bir işim için gittiğim SGK binasına girmemle işlemimin yapılması 2 bilemedin 3 dakika sürdü. İşlerim erken bitince hayırlı olsun ve tanışma amacıyla müdür beyin kapısını çaldım. Çok kibar, nazik, bilgili ve kültürlü bir beyefendi. Yıllarını devlet bünyesinde vatandaşa çalışarak geçirmiş. Tuncel Beyin hoşgörüsüne dayanarak belirtmeliyim ki kendisini Recep İvedik 3 filmindeki karate sahnesindeki hocaya benzettim. Fiziki yapısı birebir. Zaten enerjisi, çalışkanlığı ve pozitif kişiliğiyle de bir spor hocasından farksız. SGK’yla Torbalı vatandaşları arasında bir köprü olan ve masa başında bütün gününü geçirmeyerek vatandaşın ayağına giden SGK Müdürü Tuncel Dağdelen’e bu karakterinden ve çalışma ilkesinden dolayı teşekkür ediyorum. Adlarını dahi duymayıp yüzlerini göremediğimiz öbür kurum müdürlerinin de biraz daha Torbalı insanıyla yakın ilişkiler kurmalarını temenni ediyorum. Çünkü Torbalı insanının daima derdini dinleyen, çözüm üretmeye çalışan kurum temsilcilerine ikram edeceği bir bardak çayı vardır.

Bu habere yorumunuzu yazabilirsiniz.