AZİZ İSTANBUL

Konstantinopolis, (M.Ö) Makedonyalılar, (M.S) Roma İmparatorluğu, Acemler, Emeviler, Abbasiler, Ruslar, Macarlar, Avrupalılar, Venedikliler,  Cenovalılar tarafından ciddi olarak fethetmek üzere 29 defa kuşatılmasına rağmen başarılamamıştır. Sevgili Peygamberimiz tarafından ” “Kostantiniye, bir gün feth olunacaktır. Onu fetheden asker ne güzel asker, onu fetheden komutan ne güzel komutandır.”Sözleri ile taçlandırılan  İstanbul, 29 Mayıs 1453 tarihinde bizzat Fatih Sultan Mehmet’in komuta ettiği Müslüman (Osmanlı-Türk) ordusu tarafından fethedilmiştir. Fetih için asırlardır methiyeler yazılmış, kutlamalar yapılmış ama maalesef bugünkü geldiğimiz noktada toplumun büyük bir kesiminde fethe uygun milli ve manevi bir ruh ve şuuru görmek mümkün değildir. Yıllar öncesinden başlatılan yozlaştırma politikaları Milletimizin bir kesimini tamamıyla değerlerimizden uzaklaştırmıştır. Bugün, İslam’ın, Müslüman Türk’ün ve tarihte yaşanmış tüm medeniyetleri yansıtan İstanbul’umuzu hak ettiği yerlere taşımakta bile yıllardır zorluklar yaşıyoruz. Karadeniz’i Okyanuslara bağlayan boğazlar (Deniz yolu) üzerinde kurulmuş bu muhteşem ve stratejik önemi çok fazla olan İstanbul, 29 Mayıslarda hatırlanıp yine coşkulu törenlerle kutlanacak ve unutulacaktır.  Fetihteki başarının bilimsel olarak sağlıklı bir yorumu halkımıza anlatılmayacaktır. Çağın büyük devletlerinin savunma desteği verdiği, siyasi ve askeri tüm stratejilerin uygulandığı düşünüldüğünde, başarının sırrının bilimsel analizini yaparak milletimize aktarmalıyız.Biz daha düne kadar çok yakın tarihimizdeki Çanakkale’yi bile yeni anlamaya ve algılamaya başlamış, Emperyalizme karşı verdiğimiz Bağımsızlık mücadelemizi bilimsel olarak anlamış değiliz.Üniversitelerimizde doktora tezi olacak değerde olan fetih başarısının, sırlarını çözmek ve halkımıza bunları yansıtmak, Milyarlarca lira para harcayarak kutladığımız törenlerin bedellerini bilimsel çalışmalara ayırmak zorunda olduğumuzu fark etmeliyiz.Fethin şifreleri çözüldüğünde, inanıyorum ki, Türk milleti birçok sorununu çözme başarısına da kavuşacaktır. Milli ve manevi Şuura sahip olabilmek hem kolay hem de çok zor ve uzaktır.Fetih sonrası, Devlet İmparatorluk olmuş, balkanlarda yaşayan (Kim olursa olsun) tüm halklara huzur gelmiş, İslam dünyasında Müslüman Türk’ün saygınlığı artmıştır.

 Müslüman Türk halkı, Sevgili peygamber’imizin övgüsüne mazhar olan bir ordu’ya ve komutan’a sahip olma mutluluğunu yaşamıştır.Bir çağı kapatıp yeni bir çağ açmıştır.Ortaçağ Avrupa’sının karanlık ve utanç günlerini aydınlığa götürecek Rönesans ve reformların doğuşunun kapılarını aralamıştır. Önemli ticaret yollarının Osmanlının kontrolüne geçmesi sonucu Avrupalının yeni ticaret yolları aramasına neden olmuş ve keşif dönemleri başlamıştır. Amerika kıta’sının keşfine giden yolların açılmasına neden olmuştur.Öncelikle aydınlarımız, devlet bürokrasimiz, Siyasi iktidar, Siyasi partilerimiz, Sivil Toplum kuruluşlarımızla birlikte aziz milletimiz Fethin ruhuna uygun fikir ve politika üretmelidirler.Fethin 565. Yıl dönümü kutlu olsun. 28 Mayıs 2018 ALLAH'A EMANET OLUNUZ

 

 

 

Bu habere yorumunuzu yazabilirsiniz.