SEÇİMİNİN ARDINDAN

Seçimler tamamlanmış, Milli irade kararını vermiş, Recep Tayyip Erdoğan yeni sistemin ilk Cumhurbaşkanı olarak seçilmiştir. Bunun üzerine bir takım komplo teorileri üretmenin, ağlayıp sızlanmanın hiçbir anlamı yoktur. Herkes sonucu kabullenip yeni sisteme göre gardını alıp, doğrularda ayak diremeden yanlışlarda gerekli uyarıları yaparak Türk milletinin ve Türkiye Cumhuriyeti Devletinin bekası için çalışması gerekmektedir. Türk halkı Cumhuriyet tarihinde ve bu günkü özgür dünyanın tüm ülkelerinin önünde seçime büyük bir oranda katılım göstermiştir. Aslında seçim sonuçlarını çok iyi analiz ettiğimiz zaman görünen tablo Türk halkının 21. Yüzyılda iradesini çoğunluğa değil ortak akıla teslim ettiğidir. Hep yazıyor ve söylüyoruz. Milletimiz birlik ve beraberlik istiyor, barış ve istikrar istiyor. Bu isteğini de 7 Haziran 2015 vermişti ama o günün siyasileri anlayamamış ve HDP eş başkanı Sayın Figen Yüksekdağ anlamsız çıkışları ile provoke etmişti.  Milliyetçi Hareket Partisini ve Devlet Bahçeliyi o tarihten itibaren bu güne çok iyi analiz etmemiz gerekmektedir. 25 Hazirandan itibaren, ne Recep Tayyip Erdoğan, ne de Ak Parti ülkeyi istediği gibi yönetemeyecek, mutlaka Mecliste bir mutabakat arayacaktır. Sayın Cumhurbaşkanı ve Ak Parti yöneticilerinin bunu gördüğünü zannediyorum. Benim yaptığım Seçim değerlendirmeme göre seçimin Mağlubu, Galibi yoktur. Ama Seçimin bir zafer kazananı vardır o da Milliyetçi Hareket Partisidir.  Seçimden karlı çıkan vardır. Eğer kazancını iyi harcamasını bilir, iyi yatırım yapabilirse, Cumhuriyet Halk Partisi yeni bir lider kazanmıştır.  Bunun dışında ne Sayın Cumhurbaşkanı, ne Ak Parti ne CHP ne de İyi Parti ve HDP Rahat ve mutlu değillerdir. Ülkenin çok büyük sorunları vardır. Terör ve Ekonomik sorunlarla, Sayın Cumhurbaşkanı ve Ak parti tek başına asla baş edemez ve mücadele edemez. Mutlaka MHP’nin veya İyi partini, ya da HDP’nin desteğine ihtiyacı olacaktır. Burada Cumhur ittifakına desteğini sürdüreceğini söyleyen MHP, en yakın ihtimaldir.  Uzak ihtimal ise İYİ parti desteğidir.  Büyük sorunlar ile mücadele edebilmek ve kısa zamanda sorunların üstesinden gelmek isteniyorsa, Ak Parti ve CHP işbirliğidir. Ama o zamanda Sayın Cumhurbaşkanı ve Ak Partinin çok fazla taviz vermesi gerekir ki; bunu göze alacağını sanmıyorum.  Zihniyet olarak da bunu yapabileceklerine ihtimal vermiyorum.  Milliyetçi hareket Partisi, 49 yıl sonra Ülkemizin sigortası olarak hak ettiği yere oturmuştur. “Her musibetin sonunda bir hayır vardır” derlerdi atalarımız. MHP bitti tükendi diye davullar çalınırken o geldi Ülkenin ve Türk Milletinin sigortası oldu.  Ben çoğu dostlarımla konuşurken, hatta Sayın bahçeliyi eleştirenlere “Ben katılmıyorum, o devlete yakın bir kişi biz devleti tanımıyoruz, Devlet beyin, Önce Ülkem ve Milletim, Sonra Partim ve ben, veciz sözüne güveniyorum” demiştim. Devleti, Ebed Müddet yaşatmak, Milletin varlığını korumak ufak siyasi hesaplar ile veya bir savaş kazanmak ile olacak şey değildir. Önemli olan muharebeyi kazanmaktır. Yıldırım Beyazıt ve Hayatında hiç savaş Kaybetmemiş Timur arasındaki Ankara savaşını Timur kazanmıştır ama 600 yıllık bir İmparatorluğu kuran ve yaşatan Yıldırım’ın torunları olmuştur. Devlet bahçeliyi yürekten kutluyorum. Uzun soluklu girdiği muharebeden zaferle çıkmıştır ve her ne pahasına olursa olsun taviz vermeden zafere ulaşmış ve MHP’yi Ülkenin sigortası durumuna taşımıştır.  Zaman zaman benimde kendisi ile ilgili düşüncelerimin karma karışık olduğu zamanlarım olsa da asla kendisine olan güvenimi kaybetmedim. Değerli okurlarım, İlçemizle ilgili değerlendirmemi ileriki günlerde sizlerle paylaşacağım. Şu kadarını söylemek istiyorum. Sayın Atilla KAYA’NIN tekrar meclise gitmesinden büyük bir mutluluk duydum, keşke İlçemizden, Sayın Sefer İpekli de kazanıp meclise gidebilseydi. Samimi söylüyorum bununda burukluğunu yaşıyorum.

ALLAH’A EMANET OLUNUZ

Bu habere yorumunuzu yazabilirsiniz.