Sınavsız Geçen Bir Günümüz Yok

Farklı bir dünyada yaşıyoruz artık. Düzen değişti, zaman değişti ve insan değişti. Bu üç unsur birbiriyle doğru orantılı şekilde gelişim gösterdi. “ Ekmek kazanmak zor, tabiri caizse başkalarının ağız kokusunu çekmek zor”… Bu tür sözleri her zaman duyarız ve bize artık klişe gelir. “Bir, işe gireceksen dayın olmalı, yoksa mümkün değil bir iş sahibi olamazsın”. KPSS, YKS, ALES, YÖK dil sınavları… Hayat sınavlarla geçiyor biliyorsunuz ki. Meslek sahibi olabilmek için, kapılardan birini açmak yeterli değil. “Sınavı kazandım ama mülakatlara gireceğim, mülakatları da kazandım, tekrar yazılı sınava gireceğim. Yazılı sınavı da kazandım fakat kısa bir süre eğitim alacak sonra mesleğe atanacağım”.Hayat böyle işte fakat ama, lakin bağlaçlarını bize kullandırıyor. AMA sağlık olsun…

Ülkemizde o kadar fazla öğrenci sayısı var ki. Her bir öğrenci gelecek kaygısıyla yaşıyor. Hayata tutunmak ve bir şeylere sahip olabilmek, refah bir hayat yaşamak adına mücadelelerini gerçekleştiriyorlar. Büyük heveslerle gidilen üniversitelerde, insanın hayalini kurduğu işi yapabilmek için eğitimlerin alındığı, emeklerin verildiği koskoca senelerin bitmediği ailelerinden uzak birazda kendi ayakları üzerinde durmaya başladığı maraton başlıyor…

Okulda çekilen sıkıntılar, yeni arkadaşlıklar farlı bir şehir (tabi kendi ikamet ettiğiniz şehrin dışına eğitim almaya giden öğrencilerden bahsediyorum) ev derdi, yurt derdi velhasıl yeni bir düzen kuruluyor. Olabilir bunlar sıkıntı değil elbet. Düşününce c azip bir fikir. İnsan tatile gidiyormuş gibi farz etse hiçbir sıkıntı yokaslında. Tabi ucuz tatil, her gün spagetti  yemek şartıyla. “Olsun işin ucunda meslek sahibi olmak var şu 4-5 senemi bir bitireyim o zaman paramı yerim işte” diye düşünmüşsünüzdür. Hayaller, gerçeğin yarısıdır. (Ama bu cümle, şu durumda geçerli değil).

Eğitim sistemin yetirdiği çözümler beraberinde problem de yaratabiliyor. Yani kaş yapalım derken göz çıkarmak gibi. Bir sisteme alışılmışken başka bir eğitim sistemine ya da farklı formatta sınav sistemi getirmek hiçbir şeyi değiştirmiyor. Zaten içerik aynı, dersler aynı. Değişen tek şey sınav isimleri ve oturumlar. Bu öğrencilere fayda sağlamıyor, işini kolaylaştırmıyor. Bu durumdan yakınanlar şöyle diyor “sınav isimlerine takılmaya gerek yok, aldığımız puanlarla bir yere yerleşip bir bölüm okuyorsak eğer sonrası düşünülmelidir.”

İlçelerde bile üniversite var. Allah razı olsun yetkililer tarafından yapılıyor. Herkes okuyor okuyor… AMA okuduğu bölümün mesleğini ne yazık ki çoğu insan yapamıyor. Neden düzen bozuldu? Çünkü herkes herkesin mesleğini yapabiliyor. Parayla üniversitede en güzel bölümleri okuyan burjuvalı gençler hiçbir eğitim almadan paranın konuştuğu özel üniversite sektöründe diplomayı alıp mesleğini tescilliyor. Meslek etiği, kişinin kendi belirlemiş olduğu etik kurallar, bu kavramlar ne yazık ki tamamen kişinin özbenliğine, karakterine bağlı olarak gerçekleşiyor.

 

Bu habere yorumunuzu yazabilirsiniz.