GENÇLERİN ÖNÜ AÇILSIN

25 yıldır torbalıda yaşıyorum. Görev yaptım, Emekli olup İlçemizde kalmaya karar verdim. Sivil Toplumlarda, MHP ve BBP gibi iki güzide parti yönetimlerinde bulundum, yöneticilik, Başkanlık ve İlçe Başkanlığı görevlerinde bulundum. İlçemizin tüm sorunları ile yakından ilgilendim bazılarına müdahil oldum, çözümleri için önerilerde bulundum. 5 yıl öncesine kadar Sivil Toplum kuruluşlarını ve Siyasi partileri biraraya toplayıp ilçe sorunları ile ilgili ortak çalışma ve çözüm önerileri üretme ve dayanışma ile bir çok sorunun çözüldüğüne bizzat şahit oldum.

Yaklaşık 5 yıldır ilçemizde her geçen gün artan oranda birlik ve beraberliğin sağlanmasının zorluklarını görüyor ve İlçemizin geleceği ile ilgili endişelerim artıyor.

Öncelikle ilk kırılmanın Kent Konseyinin oluşumunda başladığını düşünüyorum. O gün Belediye Başkanımıza “Sevgili Kardeşim bu gün burada gösterdiğiniz duruş hem kendinizin hemde İlçemizin geleceğini dinamitliyorsunuz" damiştim.

Bu gün geldiğimiz noktada kendisi bıçak sırtında, ilçemizde de birklik ruhunun kalmadığını aklıselim düşünen herkes söylemektedir.

Halkını yararına olabilecek hiç bir önemli yatırımın bitirilemediğini veya zamanında bitmediğine şahit oluyoruz. Bunları dile getirecek veya yaptırım uygulayabilecek bir kuruluş ve oluşum göremiyoruz.

Vatandaş,

Milletvekilimizin ve Mülki Amirin dışında sorun dinleyen ve çare olacak bir kurum kalmadığını bizzat ifade eder duruma gelmiştir.

Neden bu duruma düştüğümüz ile ilgili her siyasi düşünce sahibi kendine göre yorumlamakta ve ayrışma ve zıtlaşma inadına artmaktadır.

Ama ben asla siyasi mülahazalara itibar etmiyorum. Herkesin düşünce ve görüşüne saygı duymakla birlikte eleştiri haklarımı da kulllanıyorum.

Dürüstlüğünden asla şüphe etmediğim çok değerli insanların “Buna öncelikle Belediye Başkanı da dahildir) İş bilmezliği, tecrübesizliği, korkaklığı ve vesveseli bakışlarının birinci derece de etkili olduğu kanısındayım.

Ekip ruhunu bilmeyen, ekip çalışmalarına güven duymayan insanlar hiç bir işde başarılı olamazlar. Bu tecrübelerle tescillenmiş bir olgudur.

Özellikle;

Halkın sıkıntıları ile en çok ilgili olan Belediye Kurumu,

Ekip ruhuna sahip insanlar ile ekip çalışması olmadan halka hiç bir hizmeti sıhhatli sunamaz.

Dost ve kardeşlerimize bu olguyu hep söyledik ama dinletemedik. İnatla biz biliriz, ben bilirim edasıyla egolarını yenemediler.

Bu gün geldiğimiz nokta içler acısıdır. Ben bir vatandaş olarak ilçemizin ruhsatla ilgili gördüğüm bir sorunu İlçenin Mülki Amirine götürmekten hicap duyuyorum. Hoş, Mülki Amirin beni dinlemesinden çözüm için ilgi göstermesinden hem mutluluk duyuyorum hemde minnet duyuyorum. O sorunun iletileceği yerin o makam olmadığını da biliyorum. Ama ben vatandaş olarak mecbur bırakılıyorum.

Ben bir siyasetçi ve gazeteci olarak hiç bir sorunum ve isteğim bu güne kadar hiç bir makamdan olmamıştır olmaz da inşallah! Ben vatandaşın sorunlarını iletiyorum ve iletmek de zorundayım.

Hiç kimsenin şahsi ile ilgili bu güne hiç bir şey yazmadım ve yıllardır da kullandigim  üslubuma hem siyasette hemde yazılarımda çık dikkat etmişimdir.

Torbalı bizim gelecekte çocuklarımızın olacaktır. İlçemizde birliğin ve beraberliğin olması güzel ve kalıcı hizmetlerin yapılması gelecekte yaşayacak nesillerimiz içindir. Gelceğe bırakacağımız en öncelikli eserimiz birliğin ve bütünlüğün olduğu bir nesil ve kalıcı yatırımlarımızdır.

Önümüzde yaklaşan yerel seçimler için siyasetin hızlandığına şahit oluyorum. Sergilenen bazı görüntüler beni üzmektedir.

İzban gibi çok önemli, halk için çok yararlı ve kalıcı bir hizmeti kör ve topal halde halka sunan iki sorumlu insan Sayın Uygur ve Sayın Görmezdir.

Bu gün ikiside tekrar halkın huzuruna çıkmayı düşündükleri,

Ticaret Odası Başkanı Sayın Olgunun, Avukat, Belediye Başkan Vekili Sevgili Çağların ve Sayın Övünç Demir’in adaylık söylentileri var.

Sayın Uygur ve Sayın Görmez’in dışında kalanlara diyecek bir sözüm yoktur. Bu ikili ilçemizin son 15 yılından sorunlu olanlardır. Bu gün ilçemizde çözülemeyen çok zor sorunların birinci derecede kangren haline getiren ikilidir.

Bence, Hiç müdahale etmeden “Hatta bu sözüm daha çok Sayın Milletvekili kardeşimedir” halkımıza bu üç genç kardeşimizin tanıtılmasıdır.

Üç genç kardeşimi çok iyi tanıyorum. Halkın huzuruna çıktıklarında duruşları ve konuşmaları ile siyasete barış ve anlamlı bir seviye kazandıracaklarına inanıyorum.

Kişisel düşüncem Ak Partide Sayın Çağlar ve Sayın Olgun, CHP’ de ise Sayın Demir’in aday olmasıdır.

MHP ve Sayın Oral ile ilgili düşüncemi bir önceki yazımda yazmıştım.

Hiç kimsenin genç ve ilçemize hizmet edebilecek kapasitede olan, kendilerini de yaptıkları hizmetle ile topluma kanıtlamış ve halkta bir karşılığı olan genç kardeşlerimizin hizmet arzularını ve siyasi geleceklerinin önünü kesmeye hakkı ve haddi olmamalıdır. 19 Eylül 2018

HOŞÇA KALIN

Bu habere yorumunuzu yazabilirsiniz.